• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kuantumzeka.ugur
  • https://plus.google.com/kuantumzeka/posts
  • https://www.twitter.com/kuantumzeka
KUANTUM ZEKA ÇIKTI
FACEBOOK'TA TAKİP EDİN
TWİTTER'DA TAKİP EDİN
INSTAGRAM'DA TAKİP EDİN
KİŞİSEL DÖNÜŞÜM NASIL OLUR?
Tüm insanlar bireysel dönüşümü, yani aslında başarı ve mutluluğu istiyorlar. Mutluluk, başarı, vs. her ne uğruna olursa olsun ulaşılması gereken bir yer olduğu söyleniyor ve bizim oraya koşturmamız isteniyor. Buraya kadar pek sorun yok aslında; sorun ve aksaklıklar tam buradan sonra başlıyor. Bu yolda nasıl seyredeceğimiz bizim gerçek dönüşümümüzü sağlayacaktır. Bu yolculuğu birilerine bağlı (bağımlı) olarak mı, kişisel gelişim sektörüne körü körüne inanarak mı ya da kişisel gelişimi tümden silerek mi bulmalı. İsterseniz bu soru üzerine biraz düşünelim.



Kişisel gelişim bir sahne işi değildir ve olmamalıdır. Elbette sahne çok önemli ve etkileyicidir ve insanları etkilemek zorunluluğu vardır. Bazen duygulanmayı ve çabucak sonuç veren tavsiyeler, teknikler isteyebilirsiniz ve seminerlerde ağlamak, coşmak veya hırsla dolmak arzusunda olabilirsiniz. Bunların bir kısmı bir yere kadar olmalı tabi ki; fakat deyim yerindeyse sadece gaza getirilip dönüşümü beklemek hayal olur. Bu gibi sahne şovlarının sonucunda gereksiz kendine güvenmeler, temelsiz kararlar almak, sır adı altında hayatı hafife almak, her türlü işi beceri gözetmeksizin başarabileceğini düşünmek, meşakkatli yolları geçmeden ve en önemlisi bedel ödemeden sahip olma arzusu gibi birçok olumsuzluğu yaşamak mecburiyetinde kalınmaktadır. Bununla beraber ‘iste olsun’ gibi onlarca farklı kalıplaşmış tabirleri içeren ve içeriği çarpıtılan eğitimlerin yan etkilerini üzerimizden bir haylice atamamaktayız.



Dönüşümü veya gelişimi istiyorsunuz ve onun peşinden gidiyorsunuz. Bu uğurda kim ne verirse onu almak zorunda değilsiniz. Eğer severseniz takip edersiniz, sevmezseniz yok sayarsınız. Günümüzde bir işi daha hızlı ve daha çok para kazanarak yapmanın yollarını öğrenme güdüsü bizi bu şovlara itmekte ve sonrasında da bu şovmenler her şeyin mükemmel olacağına inandırmaktadır. Burada bahsetmeye çalıştığım, kendisini takip eden kitleyi sürekli olarak kendisine muhtaç ve entelektüel anlamda esir durumunda tutma bireylerin özüne zarar veren uygulamalar olduğudur ve bu anlayış popüler açıdan insanların çok sevdiği fakat uzun vadede zarar veren uzmanlık anlayışıdır. Dikkat ederseniz ‘insanların çok sevdiği anlayış’ dedim. Çünkü bu anlayış içinde dönüşümü arayan bireyler bedel ödemeden hayat isteyen kolaycı bireyler olmaktadır.

Bu açıdan kişiyi manipüle etmek yapılacak en büyük zarardır. Hâlbuki gerçek dönüşüm kaliteli ve kapsamlı eğitim programları, kaliteli kitapları, kaliteli filmleri takip etmeye ve kaliteli insanlarla zaman geçirmeye dayanan, pratik uygulamalar içeren bir süreçle mümkün olur. Bir insanı dönüştüren şeyler; kitaplar, filmler, şiirler, hikâyeler, kaliteli insanlar gibi kaynaklar ve uygulama dolu bir dolu süreçtir.

Sonuç olarak kişiye çoğunlukla doğru bilgi verilmeli, kapsamlı eğitim programları uygulanmalı, pozitif bilimlerden ve sonuçlardan bahsedilmeli ve asla manipülasyon yapılmamalıdır. Yani buraya kadar demek istediğim bir insanın dönüşümünün kimseye bağlı olmaması ve her bireyin süreçlerini kendilerinin belirlemesi gerektiğidir. En doğrusu ve sürekli olan da budur. Bilgi uygulandıkça büyür ve yerleşir. 
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
616 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın