• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kuantumzeka.ugur
  • https://plus.google.com/kuantumzeka/posts
  • https://www.twitter.com/kuantumzeka
KUANTUM ZEKA ÇIKTI
FACEBOOK'TA TAKİP EDİN
TWİTTER'DA TAKİP EDİN
INSTAGRAM'DA TAKİP EDİN
DÜŞÜNCELERİNİN TANIĞI OL: İSTEMENİN ESRARI
İnsanoğlu; ağzından çıkan cümlelerin, 
beyninden çıkan düşüncelerin
bütün evreni dolaşıp tekrar onlara geri döndüğünü bilse,
çok daha dikkatli olurdu.
- Albert Einstein


Tanıklık kavramı, şahitlik etmek demektir ve bir durumu fark etmeyi içerir. Yaşam içerisindeki tüm durumlara tanıklık etmek ve farkında olmak aynı zamanda ‘an’ı yaşamayı da gerçekleştirir. Dikkat eksikliği süreçlerini de içine alan geniş bir kavramdır. Odaklanma, yani konsantrasyon içinde bulunmak tanıklık kavramı açısından önemlidir.

Bir duruma, düşünceye veya arzuya tanıklık etmek, odaklanmak ve bunların farkında olmak o durumu gerçekleştirebilmek açısından avantaj sağlar. Odaklanmak, yani düşüncenin farkındalığı isteklerimizin gerçekleşmesini kolaylaştırır.

Tanıklık Etme Süreci Nedir?

Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu, kitaplarında sıklıkla yer verdiği bir kavram olan ‘tanıklık süreci’ni, birinin yaşadığı ana diğerinin tanıklık etmesi olarak açıklamaktadır. Örneğin; bir çocuğun gördüğü bir gemiyi annesine göstermesi ve annesinin buna tanıklık etmesinin, çocuğun ileri yaşamında olumlu etkilerinin olacağını belirtmektedir. Bir şekilde değer görmenin özsaygıyı ve özgüveni geliştirdiğini ve bir birey olma yolundaki önemini belirtir.

Bense burada tanıklık sürecini farklı bakış açısıyla ele alacağım. Kuantumun madde üzerindeki gözlemci etkisini duymuşsunuzdur. Artık maddeyi gözlemlemenin veya farkında olmanın madde üzerinde olağan dışı etkileri olduğu bilimsel olarak ispatlanmış bir gerçektir. Bu görüşten hareketle ‘düşüncelerimizin tanığı olmak’, yani düşüncelerimizi fark etmek ve olmasını istediğimiz düşüncelere odaklanmak bir enerji oluşturacaktır. Eğer dünyaya doğru enerjiler yayabilir, yani isteklerimize odaklanabilirsek düşüncelerimizin gerçekleşmesini de sağlayabiliriz.

Düşüncelerimizin Farkında Olmak Neden Bu Kadar Önemli?

Burada tabi ki ‘aşamalı bir yapı’ bulunmaktadır. Öncelikle düşüncelerimizin farkında olmak ve onlara odaklanmak gereklidir. Daha sonra da bahsettiğim bu düşünceler doğrultusunda harekete geçmek ve emek harcamak gerekecektir.

Bu sıralamayı takip etmeden sadece çalışmak, emek sarf etmek veya bedeller ödemek işimizi zora sokacaktır. İstediklerimize ulaşabilmek için öncelikle arzularımızla aynı frekansta olmalıyız. Düşüncelerimizi isteklerimiz doğrultusunda şekillendirmeli ve bu yolculukta düşüncelerimizi sıklıkla gözlemlemeliyiz.

Olumlu ve pozitif düşünmek, isteklerimiz doğrultusunda inanç geliştirmek ve odaklanmak ile emeğimizi harmanladığımız zaman olumlu sonuca ulaşmak kaçınılmazdır.

Çok çalışmanın başarı için her zaman ön koşul olmamasının nedeni de burada gizlidir aslında. Her zaman düşüncelerimize uygun enerjileri çeker ve olumsuz yaşantılar sonucunda sorunu dış kaynaklarda ararız. Örneğin; inanmadığımız veya sevmediğimiz bir işte ne kadar çok çalışırsak çalışalım, başarıyı yakalamamız imkânsız değil; ancak oldukça zor olmaktadır.

Odaklanamadığımız hiçbir şeye ve düşünceye enerji yükleyemeyiz.’ Bunu tam olarak gerçekleştirebilmek için isteklerimiz ve düşüncelerimizin; değerlerimiz ve inanç kalıplarımızla uyumlu, dengeli ve benzer olması gerekmektedir.

Tabi ki hayatta istisnalar her zaman vardır. Doğru enerjiyle yaşasak bile farklı nedenlerle isteklerimize ulaşamayabiliriz. Her şeyi denediğimiz halde çok istediğimiz birçok şeye sahip olamayabiliyoruz. Ama biz doğru süreci takip ettiğimiz sürece iç huzurumuzu sağlamış, bize düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmenin mutluluğunu yaşamış oluruz. Ancak burada her şeyi denediğimizden ve mücadele ettiğimizden emin olmak önemlidir.

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      366 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın