• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kuantumzeka.ugur
  • https://plus.google.com/kuantumzeka/posts
  • https://www.twitter.com/kuantumzeka
KUANTUM ZEKA ÇIKTI
FACEBOOK'TA TAKİP EDİN
TWİTTER'DA TAKİP EDİN
INSTAGRAM'DA TAKİP EDİN
ETKİLİ ÖĞRENMENİN 10 YOLU
Etkili öğrenme yollarından bahsettiğim bu yazımda güncel ve bilimsel çalışmalar ışığında ‘nasıl daha etkili öğreniriz?’ sorusunun cevabını arayalım. Hepimiz biliriz ki 30’lu yaşlardan itibaren öğrenmek daha uzun sürer. Bu etkiden kendimizi olabildiğince korumaya çalışmalıyız. Bunun için her an yeni bir şeyler öğrenmeye çalışmak gerekmektedir. Böylece beynimizin körelmesini engeller ve berrak, bilgiye aç bir zihne sahip oluruz. Bu açıdan burada, nasıl daha etkili öğrenebileceğimizi madde madde incelemeyi yararlı buluyorum.
1.    Öğrenme, davranışlarımızda ve zihnimizde meydana gelen sürekli değişikliklerdir. Eski bir Çin atasözü ‘Duyduğumu unuturum, gördüğümü hatırlarım, yaptığımı öğrenirim.’ diyerek bu sürecin nasıl etkili hale getirileceğini bize söylemiş aslında. Kendimizi öğrenme sürecinde ne kadar ‘aktif’ olarak tutarsak o derece bilgi sahibi olur ve bu bilgileri beceri haline getirebiliriz.

2.    Kuantum Zekâ’nın temelinde öğrenmenin her yolla olabileceği ve bireylerin öğrenme biçimlerini en iyi kendilerinin belirleyebileceği yatmaktadır. Herkesin öğrenme yolları farklıdır ve ne kadar insan varsa o kadar yol vardır. Aslolan herkesin kendi yolunu doğru çizebilecek yeterliliğe gelmesidir.



3.    Her insanda farklı olan öğrenme şekillerini (görsel, işitsel ve dokunsal), hafızaya alma yöntemlerini, motivasyon kaynaklarını, inanç sistemlerini, zekâ alanlarını, vb. kendi açımızdan değerlendirir ve uygularsak öğrenme hızımızı arttırırız.

4.    Bireyin öncelikle nasıl öğrendiğini keşfetmesi ve kendini yakından tanıması gerekmektedir. Bunu da bilgi ile gerçekleştirebilmekteyiz. Beynin yapısını ve kapasitesini öğrenen insanların potansiyelleri karşısında şaşırdığına çok defa tanık oldum. Yani en önemli organ olan beynin çalışma prensiplerini ve potansiyelini iyi öğrenmeliyiz.

5.    Öğrenmenin en büyük itici gücü motivasyondur. Bu açıdan ‘nasıl öğreniriz’ kadar, ‘niçin öğreniriz’ de çok önemlidir. Büyük bir ‘neden’e sahip olmak odaklanmamızı kolaylaştıracak ve etkiyi arttıracaktır. Önemli insanların hayatlarını incelediğimizde bu açıdan sayısız örnek bulabiliriz. Doktorsuz bir köydeki çocuğun, hasta annesini iyileştirmek için doktor olmak istemesi ve bu amaç uğruna olağanüstü çabalaması ya da şu anda iyi bir konumdaki birinin ‘neden’i sorulduğunda ‘başka çarem yoktu, hayatımı kurtarmak için okumalıydım’ gibi sözleri, bize itici gücün ‘neden yaratmak’ta saklı olduğunu gösterecektir. Basit ancak binlerce buna benzer örneği çevremizde her an duyabilmekteyiz.

6.    Öğrenmede, bilgi ve becerileri arttırmada ya da başarılı bir hayatta bakış açılarını geliştirmek önemli bir yer tutar. Bununla ilgili meşhur bir hikaye vardır. Çeşitli suçlar işleyerek hapishaneye düşmüş bir baba ve iki oğlunun hikayesi, bakış açısının ne derece önemli olduğunu vurgulamaktadır.

Çocuklardan birisi babası gibi olumsuz koşullarda ve başarısız bir hayatı yaşamakta, diğeri ise son derece başarılı ve kendini geliştirmiş biridir. Bu durumun ilginçliğinden etkilenen bir gazeteci bu kişilerle bir röportaj yapar. Babası gibi başarısız olan genç bu durumda olmasını‘babamı tanıyorsunuz, hayatta başarısız oldum; ama başka ne yapabilirdim ki’ der. Başarılı olan genç ise ‘babamı tanıdınız, başarılı olup kendimi kurtarmam gerekiyordu, başka ne yapabilirdim ki.’ der. Bu hikaye bakış açısının önümüze çıkaracağı yolları ve aynı durumda farklı bakış açılarının da gelişebileceğini göstermektedir.

7.    Olumsuz tutumlar her şeyi olduğu gibi öğrenmeyi de olumsuz etkiler. ‘Öğrenemiyorum, anlamıyorum, matematik çok sıkıcı, öğretmen kötü anlatıyor, yapamıyorum, kafam basmıyor işte, böyle bir ailede nasıl yapabilirim, bizden kimse okumamış zaten ben mi okuyacağım, vs.’ gibi binlercesini duydunuz, belki de söylediniz. Bu olumsuz tutumlarla benzini bitmiş araç gibi yolda kalmak işten bile değildir.

8.    Hayatta; hedefleri, amaçları ve planlamaları zamanında yapmak ve bunlara uymak aslında en önemli noktadır. Yaşanılan tüm zorlukların, zamanında yapmadığımız küçük ve kolay işlerin birikmesiyle oluştuğunu unutmamak gerekir.

9.    Hayatı, çoğu zaman bir enstrümanı öğrenmeye benzetiyorum. Çoğu insan kısa bir sürede sıkılıp atar, bazısı öğrenmeye hiç cesaret bile edemez, bazısı birkaç şarkıyı ancak çalabilir. Şöyle bir yasa vardır ya hayatta: ‘Yapmakta ısrar ettiğimiz şeyler giderek kolaylaşır. (Uzun yıllar gitar eğitmenliği yaptım. Bu süreçte insanların yetenek, sabır, azim, inanç ve emek üzerine kurulu bir yolda nasıl davrandığına çok kez yakından şahit oldum. Bu sözü başarı üzerine etkili bir söz olarak değerlendiriyorum.) Hayatta her şey emek ve çabayla doğru orantılıdır, tabi ki istisnalar var olmakla birlikte. Israrla üzerinde durduğumuz her şeye, bir gün mutlaka gelişen yeteneklerimizle ulaşabileceğimizi düşünüyorum. Balzac’ın ‘Bilginin efendisi olmak için çalışmanın uşağı olmak şarttır.’ sözü söylediklerimi destekleyen ve hayat felsefesi yapılması gereken bir sözdür.

10.    Öğrenmede evrensel ilkelere değinmeden bitirmeyelim. ‘Dinleme, okuma, yazma, konuşma’dan oluşan dört temel beceriyi geliştirmek ve etkili kullanmak öğrenme sürecimizin temelidir.

Öğrenme süreçlerini etkili kılmak açısından maddeleştirmediğim ancak ‘Kuantum Zekâ’ adlı kitabımın farklı bölümlerinde içeriğe uygun olarak belirttiğim daha birçok kısım bulunmaktadır, bilginize.
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
434 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın