• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kuantumzeka.ugur
  • https://plus.google.com/kuantumzeka/posts
  • https://www.twitter.com/kuantumzeka
KUANTUM ZEKA ÇIKTI
FACEBOOK'TA TAKİP EDİN
TWİTTER'DA TAKİP EDİN
INSTAGRAM'DA TAKİP EDİN

ÇOK OKUNANLAR

  • 10- ŞANS MI FIRSAT MI? - 17/08/2016
  • ŞANS MI FIRSAT MI?



    Şans ilahi bir hediye ya da sihirli bir yetenek değildir.
    Şans, bir zihin durumu, düşünme ve davranma biçimidir.
    İnsanlar şanslı ya da şanssız doğmazlar. Duyguları, düşünceleri
    ve davranışlarıyla şansı da şanssızlığı da kendileri yaratırlar.
     Richard Wiseman

    Şans ve fırsat kavramları çokça gündemde olan ve tartışılan, bir o kadar da görece kavramlardır. Göreceli dememin nedeni, zihinlerdeki anlamlandırma süreçlerine göre farklı sonuçlar doğurmasıdır.

    Her kavramda olduğu gibi şans hakkında da bireyler, inançları doğrultusunda anlamlar geliştirirler. Şanssız olduğunu düşünen ve tüm olumsuzlukların kendini bulduğuna inanmış bir birey, bu inançlarını boşa çıkarmayacak ve bu doğrultuda deneyimler yaşayacaktır. Şanssızlığına olan inancı dolayısıyla olumsuza odaklanacak ve olumlu durumları fark edemeyecektir. Bu tarz bireyler iç sesine güvenmez ve doğal olarak gelecek beklentileri hep negatiftir.

    Kendini şanslı olarak niteleyen bireylere baktığımızda, hayatlarının genelinde ne kadar şanslı ve olumlu durumları yaşadıklarını belirtir ve buna tanık olurlar. Bu tarz bir tanıklık süreci çok önemlidir; çünkü bu bireyler çevrelerindeki pozitif durumları görür ve mıknatıs gibi çekerler. Bu ruh yapısıyla yaşadıkları olumsuzlukları çözmek için mücadele eder ve güçlü bir iç disiplin oluştururlar. Bu açıdan, yaşadıkları olumsuz deneyimlerin hayatın doğasında olduğunun bilincindedirler ve şikayet etmez ya da mazeret üretmezler.

    Burada özellikle fırsat kavramı ön plana çıkmaktadır. Çünkü tüm insanların karşısına belirli zamanlarda, mekanlarda ve durumlarda birçok kez fırsatlar çıkmaktadır. Zaten çıkmaması anormal olmaz mı? Asıl mesele bu fırsatları görüp değerlendirmektedir. İşte kendini şanslı olarak niteleyen kişilerin, şanssız olarak niteleyen kişilerden daha fazla bu fırsatları gördüğünü söyleyebiliriz.

    Bu konuyu destekleyen çok öncelerde duyduğum bir deneyden bahsetmek istiyorum
    [1]. Deneyde şanslı ve şansız olduğuna inanan insanlara bir gazete veriliyor ve okumaları isteniyor. Gazetenin herhangi bir yerine para ödülü vaat eden bir not yazılıyor ve bu notu görenlere bu ödülün verileceği belirtiliyor. Sonuçta kendini şanslı olarak niteleyen ve buna inanan bireylerin büyük bir bölümü notu fark ediyor ve para ödülünü alıyor. Ancak şansız olduğunu düşünen bireylerin çok azı yazıyı görebiliyorlar.

    Kişisel görüşüm çevremizde karşılaştığımız ve şansızlıktan yakınan bu insanların, bunu bir savunma mekanizması veya mazeret olarak kullandıkları yönündedir. Şans, başarısızlığın kendi dışımızdaki mazereti olmamalıdır. İnsanların hayat başarısını sadece şansa bağlamak büyük bir haksızlık ve hata olmaz mı? Başarılı insanlar incelendiğinde kendilerini şanslı hissettikleri görülür; ancak başarı için sadece şanstan daha fazlasına ihtiyaç vardır.

    Şans, uyanık olup fırsatları görmeyle yakından ilişkilidir. Geçmişte şans üzerine oluşturulan ya da oluşturduğumuz olumsuz inanç kalıplarını değiştirip bu kavramı tanımlamayı ve anlamlandırmayı yeniden yapmalıyız. Kendini şanslı olarak niteleyen insanlar gibi her zaman şanslı olduğumuzu düşünmeliyiz.
     
    Eğitimci ve Yazar UĞUR KALKAN

    [1] Şans üzerinde araştırmalar yapan Psikolog Richard Wiseman’ın kendisini ‘şanslı’ ve ‘şanssız’ olarak niteleyen kişilerle ilgili bir deneyi.