• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kuantumzeka.ugur
  • https://plus.google.com/kuantumzeka/posts
  • https://www.twitter.com/kuantumzeka
KUANTUM ZEKA ÇIKTI
FACEBOOK'TA TAKİP EDİN
TWİTTER'DA TAKİP EDİN
INSTAGRAM'DA TAKİP EDİN

ÇOK OKUNANLAR

  • 2- DÖNÜŞÜM NASIL OLUR? - 31/08/2014
  • DÖNÜŞÜM NASIL OLUR?


    Tüm insanlar bireysel dönüşümü yani aslında başarı ve mutluluğu istiyorlar. Mutluluk, başarı, vs. her ne uğruna olursa olsun ulaşılması gereken bir yer olduğu söyleniyor ve bizim oraya koşturmamız isteniyor. Buraya kadar pek sorun yok aslında; işte tam buradan sonra başlıyor aksaklıklar. Bu yolda nasıl seyredeceğimiz bizim gerçek dönüşümümüzü etkileyecektir. Bunu birilerine yani kişisel gelişim sektörüne körü körüne inanarak mı ya da gerçeği kişisel gelişimi tümden silmeden mi bulmalı.

    Kişisel gelişim eğitmenliği bir sahne işi değildir ve olmamalıdır. Elbette sahne çok önemli ve etkileyicidir ve insanları etkilemek zorunluluğu vardır. Bazen duygulanmayı ve çabucak sonuç veren tavsiyeler, teknikler isteyebilirsiniz ve seminerlerde ağlamak, coşmak veya hırsla dolmak arzusunda olabilirsiniz. Bunların bir kısmı bir yere kadar olmalı tabi ki; fakat deyim yerindeyse sadece gaza getirilip dönüşümü beklemek hayal olur. Bu gibi sahne şovlarının sonucunda gereksiz kendine güvenmeler, temelsiz kararlar almak, sır adı altında hayatı hafife almak, her türlü işi beceri gözetmeksizin başarabileceğini düşünmek, meşakkatli yolları geçmeden ve en önemlisi bedel ödemeden sahip olma arzusu gibi birçok olumsuzluğu yaşamak mecburiyetinde kalınmaktadır. “İste olsun” gibi kalıplaşmış tabirleri içeren ve içeriğini çarptıran eğitimlerin yan etkilerini üzerimizden bir haylice atamamaktayız.
    Dönüşümü veya gelişimi istiyorsunuz ve onun peşinden gidiyorsunuz. Bu uğurda kim ne verirse onu alacaksınız. Eğer severseniz takip edeceksiniz,  sevmezseniz yok sayacaksınız. Günümüzde bir işi daha hızlı ve daha çok para kazanarak yapmanın yollarını öğrenme güdüsü, bizi bu şovlara itmekte ve birkaç seans sonrasında her şeyin mükemmel olacağına inandırmaktadır. Burada bahsetmeye çalıştığım kendisini takip eden kitleyi, sürekli olarak kendisine muhtaç, sürekli takipçi ve entelektüel anlamda esir durumunda tutma bireylerin özüne zarar veren uygulamalar olduğudur ve bu anlayış popüler açıdan insanların çok sevdiği fakat uzun vadede zarar veren uzmanlık anlayışıdır. Dikkat ederseniz ‘insanların çok sevdiği anlayış’ dedim. Çünkü bu anlayış içinde dönüşümü arayan bireyler bedel ödemeden hayat isteyen bireyler olmaktadır.
    Bu açıdan kişiyi manipüle etmek yapılacak en büyük zarardır. Hâlbuki gerçek dönüşüm kaliteli ve kapsamlı eğitim programlarıyla, kaliteli kitaplarla, kaliteli filmlerle, kaliteli insanlarla zaman geçirmeye dayanan ve pratik uygulamalar içeren bir süreçle mümkün olur. Bir insanı, onun kendi hedeflerine doğru dönüştüren şeyler; kitaplar, filmler, şiirler, hikâyeler, kaliteli insanlar gibi kaynaklar ve uygulama dolu bir dolu süreçlerdir.
    Sonuç olarak kişiye çoğunlukla mekanik bilgi verilmeli, kapsamlı eğitim programları uygulanmalı, pozitif bilimlerden ve sonuçlardan bahsedilmeli ve asla manipülasyon yapılmamalı. Yani buraya kadar demek istediğim bir insanın dönüşümünün kimseye bağlı olmaması ve her bireyin süreçlerini kendilerinin belirlemesi gerektiğidir. En doğrusu ve sürekli olan da budur. Bilgi uygulandıkça büyür ve yerleşir.

    Uğur Kalkan / Eğitimci - Yazar